Gırgır ve Trol Ağları ile Avcılık Yasaklanıyor
Denizlerdeki ve iç sulardaki su ürünleri kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir bir şekilde işletilmesi amacıyla getirilen av yasakları, 15 Nisan itibarıyla yürürlüğe giriyor. Ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 6/1 Numaralı Tebliğ kapsamında belirlenen bu yasaklar, denizlerimizde farklı türler ve av araçları için çeşitli kısıtlamalar içeriyor.
Gırgır ve Trol Ağları ile Avcılık Yasaklanıyor
Akdeniz’de 15 Nisan ile 15 Eylül tarihleri arasında gırgır ağları ile su ürünleri avcılığı tamamen yasaklanırken, diğer denizlerimizde bu yasak dönemi 15 Nisan – 31 Ağustos olarak belirlendi. Benzer şekilde, tüm karasularımızda trol ağları ile avcılık da Akdeniz’de 15 Nisan – 15 Eylül, diğer denizlerimizde ise 15 Nisan – 31 Ağustos tarihleri arasında yasaklandı. Ancak Karadeniz’de özel bir düzenleme ile 15 Nisan – 15 Mayıs tarihleri arasında Samsun’un Yakakent ilçesi Çayağzı Burnu ile Ordu’nun Ünye ilçesi Taşkana Burnu arasında ortasu trolü ile çaça balığı avcılığı serbest bırakıldı.
Deniz Salyangozu ve Kalkan Avcılığında Kısıtlamalar:
Bütün karasularımızda 15 Nisan ile 31 Ağustos tarihleri arasında algarna ile deniz salyangozu avcılığına izin verilmeyecek. Bu dönemde sadece dalma yöntemiyle deniz salyangozu avcılığı yapılabilecek. Kalkan avcılığı ise tüm karasularımızda 15 Nisan – 15 Haziran tarihleri arasında her türlü av aracıyla yasaklandı.
Palamut ve Torik Avı Sezon Sonu:
Palamut ve torik avcılığı da 1 Nisan itibarıyla tüm karasularımızda ağ dalyanları da dahil olmak üzere her türlü av aracıyla yasaklanmış durumda. Bu yasak 31 Ağustos’a kadar devam edecek. Ancak 15 – 31 Ağustos tarihleri arasında sadece çapari ile palamut avcılığına izin verilecek.
Sürdürülebilir Avcılık Geleceğimiz İçin Hayati Önem Taşıyor:
Uzmanlar, sürdürülebilir avcılığın balıkların yaşamları boyunca en az bir kez üremelerine olanak tanımakla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Aşırı ve kuralsız avlanmanın, denizlerimizdeki önemli bir zenginliğin yok olmasına yol açabileceği vurgulanıyor. Bu nedenle, balıkçılarımızın Tebliğ ile getirilen bu düzenlemelere titizlikle uymaları, denizel stokların korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor.

